Çift terapisi alanındaki gelişimler, uzun süreli ilişkilerin sırrının bir anlaşmazlığı veya çatışmayı ortadan kaldırmak değil, belki çatışmalar ve farklıklar ile nasıl baş etmekte olduğunu gösteriyor. Hatta evlilikteki tartışmaların çifitlerin birbirlerinin hassasiyetlerini anlamaları ve sağlıklı bağ kurmalarında mühim rolü vardır. Ancak bu tartışmaları yıkıcı değil yapıcı bir şekilde sonlandırabilmek önemlidir.
Gottman Enstitüsü’ndeki araştırmacılara göre, evlilikteki bir çatışma sırasında eleştirmek, kendini savunmak, duvarlar örmek (engellemek) ve küçük düşürmek gibi dört tür iletişimsel davranışın bir çiftte yıkıcı sonuçlara yol açtığını göstermektedir.
Eleştirilerinize Dikkat Edin
Tartışma sırasında ister istemez kendimizi veya partnerimizi eleştiririz. Örneğin, “Sen ev işlerinde bana hiç yardımcı olmuyorsun?”, “Hep sen konuşuyorsun, beni dinlediğin yok”. Aslında eleştiri, kendini savunma mekanizmamızı tetikler ve kişinin sohbet etme isteğini azaltır. O yüzden burada partnerimizin bizi nasıl hissettirdiğini değil, bizim nasıl hissettiğimizi ifade etmek daha iyi olabilir. Mesela, “Konuşmaktan kaçındığın için anlaşılmamış hissediyorum”, “Bu konuyu konuşmak istemediğin için yalnız hissettim” Ayrıca “her zaman” ve “asla” gibi mutlak ifadeler kullanmaktan kaçınmakta fayda vardır.
Savunma Zırhını Düşürün
Saldırıya uğradığımızı hissettiğimizde, öyle olmadığını savunmak normal bir istektir. Mesela, “Sen bitkilere hiç bakmıyorsun”. “Ben bitkileri geçen gün suladım. Sen benim yaptığım hiçbir şeyi görmüyorsun”.
Fakat tartışmalarda haklı olduğumuzu savunmak pek işe yaramayabilir. Hatta konu birbirimizin geçmişteki hataları üzerine kayabilir. Bu tıpkı bir halat çekmek gibidir, ne kadar savunmacı olursak, partnerimiz kontrolü yeniden ele geçirmeye çalışır ve ipin diğer ucunu daha kuvvetli çeker. O yüzden, ortamı yumuşatmak ve sağlıklı konuşmayı sağlamak için sorumluluğun bir parçası olmayı deneyebiliriz. Örneğin,“Evet, ben çiçekleri daha sık sulamayı deneyebilirim”
Aşağılamanın İlişkinizi Zehirlenmesine İzin Vermeyin
“Neden seninle evlendiğimi anlamış değilim, hiç çekici değilsin.” gibi aşağılama, bir üstünlüğün ifadesidir. Kişinin hassasiyetini ve güvenini kıran, incitici yorumlar yoluyla yapılan duygusal bir baskıdır. Böyle durumlarda yaşanılan tartışmanın hedef konusundan saparak partnerinizin olumsuz kişilik özelliğinin altını çizmek, tartışmayı daha da zorlaştırır.
Ördüğünüz duvarları yıkın
Tartışmalar sırasında kan basıncı artar ve kalp atışı yükselir. Algılanan “tehlikeye” tepki vermeye hazırlanırken bilgiyi işleme yeteneğimiz azalır. Böyle anlarda set çekme, iletişimi kesme ve kendini kapatma gibi engellemeler yapmak yerine partnerimize zihnimizi boşaltmak için kısa bir yürüyüş yapacağımızı ve yakında geri döneceğimizi ifade edebiliriz. Hala duygusal güvenliğin olduğunu hatırlatarak mola vermek her iki tarafın soluklanabilmesine, sakinliğimizi korumamıza yardımcı olur.
Çatışmalar sırasında saygı çerçevesinde konuşmak, nazik davranmak ve ilişkideki bağı hatırlamak sağlıklı çözüme kavuşmaya yardımcı olur.

